Arşiv

Archive for the ‘Bilim’ Category

Stres Genlerimize İşliyor!

10 Kasım, 2009 3 yorum

Hayatımızın çok erken safhalarında karşılaştığımız stres ve travmalar genlerimizde değişiklik yaratıp ilerdeki yaşamımızı olumsuz etkiliyor olabilir!

Stres Genlerimize İşliyor

Stres Genlerimize İşliyor

Nature Neurscience dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, doğduktan sonra 10 gün süreyle düzenli olarak annesinden ayrı tutulmak suretiyle strese maruz bırakılan kobaylar büyüdükten sonra karşılaştıkları stresli durumlarla kolay başedemiyor ve bellekleri de daha zayıf oluyor. Bilimciler bu durumu, stres anında salgılanan hormonların genlerde değişikliğe yol açmasına bağlıyor.

Münih Almanya’daki ünlü Max Planck Psikiyatri Enstitüsü’nden Christopher Murgatroyd liderliğinde yapılan araştırmada, doğum sonrası ve bebeklikte karşılaşılan stres ve travmaların davranışlar üzerindeki uzun vadeli etkisi neredeyse ‘moleküler ölçekte’ gözlemlendi.

Deneyde yeni doğmuş bir grup kobay fare, 10 gün boyunca her seferinde 3 saat annesinden ayrı tutuldu. Murgatroyd’a göre bu ‘hafif ama terkedilmişlik duygusu yaratan bir stres’ti. Sonuç olarak bebekken terkedilmişlik duygusu yaşatılan kobay farelerin, büyüdükten sonra zor durumlarla kolay başa çıkamadığı ve bellek işlevlerinin de daha zayıf olduğu tespit edildi.

Murgatroyd, bu etkinin ‘epigenetik değişim’den kaynaklandığı söylüyor. Buna göre yaşamın çok erken dönemlerinde maruz kalınan stres ve travmalar, yüksek oranda stres hormonunun salgılanmasına neden oluyor. Bu da, ikinci aşamada, stres hormonunu kontrol eden vasopressin isimli gendeki DNA’larda değişikliğe yol açıyor. Kalıcı olarak ‘yeniden programlanan’ vasopressin geni, ilerdeki yaşamda daha yüksek miktarda stres hormonu salgılatıyor.

Araştırma bu farelerde gözlemlenen davranış ve bellek problemlerinin gerisinde de vasopressinin yattığını belirledi.Farelere, hormonun etkilerini nötralize eden ilaçlar verildiğinde davranışları normale döndü.

Kaynak

Büyülü Matematik

21 Ekim, 2009 Yorum yapın

Metamatikle ilgili internette karşılaştığım bir yazıyı paylaşmak istiyorum sizinle. Oldukça ilginç ve bi’ o kadar da güzel hesaplar var. Kim bilir daha ne kadar var ama bunlar şaşıp kalmaya yeterli.

1 x 8 + 1 = 9
12 x 8 + 2 = 98
123 x 8 + 3 = 987
1234 x 8 + 4 = 9876
12345 x 8 + 5 = 98765
123456 x 8 + 6 = 987654
1234567 x 8 + 7 = 9876543
12345678 x 8 + 8 = 98765432
123456789 x 8 + 9 = 987654321

1 x 9 + 2 = 11
12 x 9 + 3 = 111
123 x 9 + 4 = 1111
1234 x 9 + 5 = 11111
12345 x 9 + 6 = 111111
123456 x 9 + 7 = 1111111
1234567 x 9 + 8 = 11111111
12345678 x 9 + 9 = 111111111
123456789 x 9 +10 = 1111111111

9 x 9 + 7 = 88
98 x 9 + 6 = 888
987 x 9 + 5 = 8888
9876 x 9 + 4 = 88888
98765 x 9 + 3 = 888888
987654 x 9 + 2 = 8888888
9876543 x 9 + 1 = 88888888
98765432 x 9 + 0 = 888888888

1 x 1 = 1
11 x 11 = 121
111 x 111 = 12321
1111 x 1111 = 1234321
11111 x 11111 = 123454321
111111 x 111111 = 12345654321
1111111 x 1111111 = 1234567654321
11111111 x 11111111=123456787654321
111111111×111111111=12345678987654321

Kaynak

Okullarda Domuz Gribi Alarmı

20 Ekim, 2009 Yorum yapın

Milli Eğitim Bakanlığı öğrencilerin virüse yakalanmaması için önlem alınmasını istedi

Domuz Gribi Tehlikesi Hayatımızda

Domuz Gribi Tehlikesi Hayatımızda

Domuz gribine karşı okullarda merdiven tırabzanları, kapı kolları, musluk başları, elektrik düğmeleri ve masalar ile sıraların yüzeyleri dezenfektan maddeleri ile sık sık temizlenecek. Sınıf ve odaların pencereleri belli aralıklarla açılarak kapalı alanlar havalandırılacak. Tuvaletlerde sıvı sabun bulundurulacak.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, halk arasında ”domuz gribi” olarak bilinen (H1N1) virüsüne karşı okullarda alınması gereken önlemlere ilişkin valiliklere genelge gönderdi.

Bakan Çubukçu’nun imzasıyla yayımlanan genelgede, dünyanın birçok ülkesinin yaklaşık bir yıldır, kolayca yayılabilen, ölüm ve iş gücü kaybına neden olan ”domuz gribi” virüsü salgınının tehdidi altında olduğu hatırlatılarak, virüsün, eğitim ve öğretimin sürdürüldüğü toplu yaşam yerleri olan okullarda daha kolay yayılabildiği belirtildi.

Hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla, Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıkları arasında yürütülen çalışmalar kapsamında, 12-16 Ekim 2009 tarihleri arasında Yalova Hizmetiçi Eğitim Enstitüsünde 81 ilden 105 öğretmenin ”il eğitimcisi” olarak görevlendirildiği kaydedilen genelgede, ihtiyaç duyulması halinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı sağlık meslek liseleri meslek dersleri öğretmenleri ile il sağlık müdürlüğü personelinden de yararlanılacağı bildirildi.

Devamını oku…

Bilimin Açıklayamadığı Bebek: Arapça Yazılar

18 Ekim, 2009 2 yorum

Vücudunda farklı Arapça yazılar çıkan bebek, bilim adamlarını şaşkına çevirdi.

Vücudunda Arapça Yazılar Çıkan Bebek Resim 01

Vücudunda Arapça Yazılar Çıkan Bebek Resim 01

Rusya’nın Dağıstan Bölgesi’nde bulunan Mahaçkale’de yaşayan bir ailenin daha bir yaşına bile gelmemiş bebeğinin vücudunda ortaya çıkan Arapça yazılar ülkedeki günün en çok konuşulan konuları arasına girdi.

Doğduktan iki gün sonra bebeğin vücudunda yazıların ortaya çıkmaya başladığını söyleyen anne ve babası ortaya çıkışında bebeğe oldukça acı veren yazıların kendilerini şok ettiğini açıkladı.

Vücudunda Arapça Yazılar Çıkan Bebek Resim 02

Vücudunda Arapça Yazılar Çıkan Bebek Resim 02

Genellikle Pazartesi ve Cuma günleri farklı yazıların ortaya çıktığı belirtilen bebekte son çıkan yazıda ise; “İşaretlerimi insanlara gösteriniz” yazdığı tespit edildi. Doktorlar durumun görülmemiş bir vaka olduğunu belirtirken, bilimsel bir açıklamasının da bulunmadığını söylediler.

Kaynak

Müthiş Buluş: Beyin Dalgalarıyla Haberleşme

18 Ekim, 2009 Yorum yapın

Southampton Üniversitesi tarafından yapılan deneyde, birbirlerinden kilometre uzakta olan iki insan, beyin dalgaları yardımıyla haberleşti.

Müthiş Buluş: Beyin Dalgalarıyla Haberleşme

Müthiş Buluş: Beyin Dalgalarıyla Haberleşme

Uzmanlar, henüz emekleme aşamasında olan bu sistemin, yıllar sonra insanların beyinleriyle konuşabilmesine, birbirlerine mesaj göndermesine veya birbirlerine gördükleri şeyleri aktarmasına olanak sağlayacağını açıkladı.

Araştırmayı yürüten Prof. Christopher James, “En azından iki insanın beyninin birbirleriyle iletişime girebileceğini anladık. Yaptığımız iş telepati değil. İnternetin yerini alacak bir gelişme” dedi.

Devrim niteliğindeki araştırmada, daha önceki araştırmalarda da kullanılan ve insanın beynindeki elektrik sinyallerini alan eletkrotlar ve bilgisayarlar kullanıldı. Birinci denekten sol ve sağ elini kaldırmayı düşünmesi istendi. Ancak fiziksel olarak kişi ellerini kaldırmıyordu.

Bilgisayar, denek sol elini düşündüğünde 0, sağ elini düşündüğünde de 1 numarasını ekranına yazmayı başardı. Bundan sonra bu 0 veya 1 bilgileri internet üzerinden, kilometrelerce uzaklıktaki ikinci deneğin bilgisayarına gönderildi. Bu insanın bilgisayarındaki bir ampulde 0 geldiğinde ışığı bir kez, 1 geldiğinde de iki kez yakmaya programlıydı. Bu ampulleri izleyen ikinci deneğin beynine, birincisi gibi aynı aktivitilere oluştu. Prof. James, “Şu anda ikinci insanın beyninde, herhangi bir düşünce oluşmadı. Yani beyninde beliren 0 ve 1′lerin anlamını bilmiyordu. Biz bu araştırmada sadee iki insanın beynini ‘birleştirmeyi’ başardık” dedi. Uzmanların ikinci seviyede, ikinci insana bu bilgilerin anlamını da göndermeye çalışacak.

Kaynak

Bilinmeyen Bir Memelinin Fosili Bulundu

11 Ekim, 2009 Yorum yapın

Amerikalı ve Çinli paleontologlar bugüne dek bilinmeyen bir memeli türünün fosilini bulduklarını açıkladı.

ABD’de bugün yapılan yazılı açıklama, memelinin 123 milyon yıl öncesi dinozorlar döneminde yaşadığını ve fosilinin çok iyi derecede muhafaza edilmiş durumda olduğunu belirtiyor.

“Maotherium asiaticus” adı verilen bu yeni memeli, 15 santimetre uzunluğunda, 70-80 gram ağırlığında ve memeliler sınıfının bir alt sınıfı olan bugünkü keselilere benziyor.

ABD’nin Pennsylvanya eyaletinin Pittsburgh kentindeki Carnegie doğal tarih müzesi paleontoloji bölümünde görevli olan ve fosili bulan ekipte yer alan araştırmacı Zhe-Xi Luo, üç boyutlu fosilin, memelilerde orta iç kulağın evrimi konusunda önemli bilgiler verdiğini açıkladı.

Zhe-Xi Luo, memelilerin duyma yeteneğinin bütün öbür omurgalılardan daha hassas olduğunu, bu durumun onların yaşam tarzını önemli şekilde yönlendirdiğini ve hayata kalmalarını sağladığını bildirdi.

Araştırmacı, buluşun, memelilerin iç kulağının evrimini incelemek, memelilerin doğa koşullarına nasıl uyum sağladığını anlamak açısından önemli olduğunun altını çizdi.

Zhe-Xi Luo, insanlar da dahil olmak üzere memelilerin, iç kulaklarının özel yapısı sayesinde öbür omurgalılara nazaran daha geniş ses dizisini algılayıp ayırt edebildiğini kaydetti.

Fosili bulan bilim adamları, kaleme aldıkları araştırmada, bu hassas duyma yeteneği sayesinde memelilerin, karanlıkta faal olup dinozorlar döneminde hayata kalabildiğini belirtti.

Bilm adamları, memelilerde duyma yeteneğinin, iç kulakta bulunan malleus, incus, stapes (çekiç, örs, üzengi) adlı kemikçikler sayesinde geliştiğini kaydetti.

Araştırmacılar, bu yeni fosili, Çin’nin kuzeybatısındaki Liaoning eyaletinde bulunan fosil zengini bir tarlada bulduklarını ifade etti.

Kaynak

10 Milyon Yıllık Hayvan Fosilleri Bulundu!

7 Ekim, 2009 Yorum yapın

Ankara’nın Evren ilçesi sınırlarındaki Darlık mevkisinde, 8-10 milyon yıllık olduğu tahmin edilen hayvan fosilleri bulundu.

MTA görevlisi paleontolog Fehmi Aslan, Ankara, Kırıkkale ve Çorum illerini kapsayan ”Kızılırmak Formasyonu Jeolojik Çalışma Projesi” başlattıklarını belirterek, Hirfanlı Barajı kenarında dün yapılan kazı sırasında, 8-10 milyon yıllık olduğu tahmin edilen 30 adet kemik parçası bulduklarını bildirdi.

Aslan, ”Kemiklerin, bu bölgede yaşamış, volkan patlaması veya değişik doğal afet sonucu ölen fil, at, gergedan, zürafa, ceylan, koyun veya keçiye ait olduğu tahmin ediliyor. Fosil parçaları toplanarak atölyelerde birleştirilecek ve sonucu görülecek” dedi.

Şu an zürafa olduğunu tahmin ettikleri bir hayvan fosili üzerinde çalıştıklarını bildiren Aslan, çalışmaların daha sonra baraj gölünün altında da devam edeceğini kaydetti.

Kaynak

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 606 other followers